|
BİNANIZIN DEPREME KARŞI DAYANIMINI KONTROL ETTİRİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ
Binanızın depreme dayanıklı olup olmadığı dışarıdan gözlemle veya sadece bina
projesi incelenerek belirlenemez.
Binanızın depreme dayanıklı olup olmadığı sadece zemin etüdü, beton kalitesi
testleri, v.b incelemelerle de belirlenemez.
Binanızın dayanıklılığı incelenip takviye gerektiği durumlarda da çok zor bir
aşama başlar: bina içindeki bazı kolonlar mantolanacaktır, yeni perde duvarlar
yaratılabilir; bina içinde uzun sürebilecek bir inşaat dönemi olacaktır ve bu iş
de oldukça masraflıdır.
Hasar raporu ile depreme dayanıklılık raporu çok farklı şeylerdir. Hasar raporu
gerektiğinde sadece gözlemlerle bile verilebilir. Depreme dayanıklılık raporu
ise çok farklı birşey olup, bunu herkes veremez ve bu çok zor bir iştir.
Deprem sonrası verilen hasar raporu sadece gözlemle binada deprem nedeniyle
taşıyıcı elemanlar olan kolon ve kirişlerin hasar görüp görmediğini
belirleyebilir. Taşıyıcı elemanları hasar görmemiş veya az ahsar görmüş bir
binada oturmaya devam edilebilir. Ancak bu o binanın depreme dayanıklı olduğunu
göstermez. Daha büyük bir depremde binanın göçmeyeceği veya daha fazla hasar
görmeyeceği bilinemez.
Depreme dayanıklılık raporu vermek için çok zahmetli ve detaylı bir araştırma
ve hesaplama gerekir. Ancak kısa olarak:
Taşıyıcı elemanların (kolon/kiriş) beton kalitesi belirlenmelidir: tüm elemanlar
ölçülemeyeceğinden belli yerlerde numuneler alınarak bir genelleme yapılır.
Kolon ve kirişlerin içindeki çelik donatı oranları/konumları bilinmelidir: Ancak
donatı çap ve konumlarının belirlenmesi de moldukça zor bir iştir. Bu iş için
metal dedektör kullanılmaz, bazı özel ultrason cihazları beton içindeki donatı
yerlerini tesbit edebilir ancak çelik kalitesini belirleyemez. En sağlıklı
yöntem betonun kabuk kısmını kırıp içerideki demirlere bakmaktır. Daha sonra
burası sıvanabilir ve herhangi bir sorun oluşturmaz.
Binanın çeşitli yerlerine bazı aletler ile vurup bina dayanımını ölçtüğünü iddia
eden kişiler türemiştir. Aslında bu kişilerin en fazla bulabildikleri binanın
doğal titreşim periyodu ve belki zeminin de doğal titreşim periyodudur. Eğer her
iki periyod da birbirine yakınsa bina depremden daha fazla etkilenecektir
demektir; ancak bu binanızın yıkılacağı anlamına da gelmez. Veya periyodlar
farklıysa da binanızın sağlam olduğunu göstermez.
KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERi
(Bu kontrollerin bir kısmı inşaat mühendisliği bilgisi gerektirir ve size sadece
yön göstermek amacıyla hazırlanmıştır, binanızın dayanıklılığını kendi başına
belirleyemez)
Binanın projesini elde etmeye çalışın. Binanın projesi bağlı olduğunuz
belediyeden elde edilebilir.Bina projesini elde etmeniz çok önemlidir, çünkü:
Binanızın kaçak olmadığı ve hangi proje bürosu tarafından yapıldığı bilinir.
Projeyi yapan büronun saygınlığı ve referanslarını böylece soruşturabilirsiniz.
Projede kullanılan malzeme ve hesaplarla ilgili önemli bilgiler bulunur:
Binanın kaç kata göre hesabının yapıldığı bilinir. Eğer projede alınan kat
sayısı ile gerçek kat sayısı farklı ise ve gerçekte daha fazla kat varsa mutlaka
binanızı profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz.
Hangi yılda projelendirildiği; hangi deprem şartnamesine göre deprem yüklerinin
tesbit edildiği bulunur.
Kullanılan beton (B160 v.b.), demir donatı (BÇ I veya B.Ç. III)
s emn : Zemin emniyet katsayısı (1 kg/cm2 kötü zemine karşılık gelir: ince
kumlu, killi zemin, 3 kg/cm2 iyi zemine karşılık gelir: kaya zemin). Projede
alınan zemin durumunu bu veriden tesbit edebilirsiniz.
Projede alınan deprem yükü etkitme katsayısı olan C değerini bulabilirsiniz.
Bina toplam ağırlığı “C” katsayısı ile çarpılıp deprem yatay yükü olarak bina
katlarına etkitilecektir. ’75 Afet şartnamesine göre hesaplanan C katsayıları
yeni ’98 Şartnamesine göre alınacaklardan daha düşük çıkmaktadır. Hatta bazı
durumlarda her iki Şartname katsayıları arasında 3 kat fark olabilir. Projenizde
alınan C katsayısı 0.1’e yakın veya 0.1’den fazla ise binanız büyükçe bir
depreme göre projelendirilmiştir denebilir. C değeri 0.04~0.06 arasında ise ve
binanız deprem fay hatlarına daha yakın bölgelerde ise mutlaka binanızın detaylı
incelemesini yaptırmalısınız. ’98 Afet şartnamesine göre C katsayısı bu tür
bölgelerdeki binalar için 0.2 ve üzerine çıkabilir.
Taşıyıcı elemanlar olan kolon, kiriş ve perde duvarların konumları, birbirlerine
mesafeleri, boyutları ve içlerine yerleştirilen çelik donatılar bilinir.
Kolon ve kiriş uçlarında etriye sıklaştırması yapılmış mı (normalde 20 cm de bir
kullanılırken uçlarda bu mesafe 10 cm ve daha aza inmelidir). Çeşitli projelerde
bir kolonun kesiti gösterilerek deprem donatı sıklaştırması benzeri bir yazı ve
çizim ile belirtilmektedir. Etriye sıklaştırması depremde büyük faydalar sağlar.
Kolon ve kiriş uçlarının hasar görme olasılığını büyük oranda azaltabilir.
Temel planına bakılır: temel cinsi bulunur (sürekli radya temel mi yoksa pabuç
temel mi), temel derinliği ne kadar: bodrum kat var mı, temel hemen zemin kat
kolonlarından mı başlıyor, incelenir. Sürekli temel daha elverişlidir: zemin
kolonları bir bütün olarak kolon altlarından geçen kirişlere oturur ve kirişler
arasında temel döşemesi mevcuttur; bu durumda tüm zemin kat kolonları
birbirlerine rijit olarak kiriş ve döşemelerle bağlı olduğundan deprem
esnasındahep beraber hareket ederler, farklı/bağımsız davranış göstermezler.
Pabuç temelde ise her kolonun altında genişçe bir temel pabucu yaratılmıştır;
deprem esnasında her temel pabucu farklı hareket edebilir ve farklı zemin
oturmaları yapabilir; bu da kolonlarda ek hasarlar meydana getirebilir. Pabuç
temeller birbirlerine “bağ kirişleri” ile bağlı ise daha uygun bir durumdur.
Temel ne kadar derinde ise daha sağlam ve yerleşmiş bir zemin üzerinde olma
olasılığı da o kadar artar. Sığ ve pabuç temeller depremde daha elverişsiz
davranış gösterir.
Proje üzerinde farklı bir kalemle değişiklikler yapılmış mı, eklemeler var mı
incelenir. Özellikle alt katlarda inşaat sonrası projesine uygun olmayan kolon
küçültme, delme, iptal etme, yerdeğiştirme gibi işlemlerin yapılıp yapılmadığı
bilinmelidir.
Binanız kaçaksa/ruhsatsızsa projesi yoktur. Projesi olmayan bir binayı mutlaka
kontrol ettirmenizde fayda vardır.
Binanız hakkında başka bilgiler edinmeye çalışın:
Proje ve inşaa öncesi zemin etüdü yapılmış mı, zemin etüdü raporu mevcut mu?
Projeyi yapan büro saygın mı, referansları neler, hala aktif mi? Yaptığı binalar
önceki depremlerde hasar görmüş mü?
İnşaa esnasında beton nasıl dökülmüş: elde kararak, usta ve çıraklar tarafından
mı, yoksa beton santrallerinden gelen hazır beton ile mi: beton kalitesi
elde/dökme betonlarda genelde projede alınandan daha yüksek çıkmaz, hatta
genelde daha kötü olabilir. Ceyhan, Dinar ve Erzincan’da yıkılan ve çok hasar
gören binaların beton kaliteleri genelde 10 Mpa veya daha çıkmıştır; bu da B160
kalitesindeki betonunu biraz daha düşük bir değerine karşılık gelir.
Temel kazılırken inşaatı kontrol eden kat malikleri mevcutsa temelin ne tür bir
zemine oturduğunu bilirler: kaya zemin mi, torpak mı, v.b.
İnşaat esnasında binanın projeye uygun olarak inşaa edildiği sürekli kontrol
edilmiş mi: doğru sayıda çelik donatı yerleştirilmiş mi, çelik donatı ile kolon
veya kiriş kenarı arasındaki mesafe olan pas payı en az 2.5 cm olmalı, v.b.
Beton dökümleri esnasında beton kalitesini kontrol için numune alınmış mı ve
beton kalite testleri yapılıp, sonuçlar alınmış mı?
Beton üretiminde kullanılan kum deniz kumu mu: deniz kumu eğer iyice yıkanmadan
beton üretiminde kullanılmışsa, içindeki tuz beton kimyasını zamanla bozabilir
ve beton dayanımını önemli ölçüde azaltabilir.
Binanızın projesini kullanarak yapabilecekleriniz:
Projedeki kat adedi ile bina gerçek kat adedini karşılaştırın. Binanın gerçek
kat adedi projedekinden daha fazla ise mutlaka binanızı profesyonel bir deprem
mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz.
Bina en alt katı olan zemin veya bodrum katına gidin. Projede bu kata karşılık
gelen kolon aplikasyon planını açın. Burada görebildiğiniz, açıkta olan bir kaç
kolonu tesbit edin, boyutlarını ölçün. Projede bu kolonları bulun ve proje
boyutlarıyla karşılaştırın. Ayrıca kolonlar arası mesafeleri de karşılaştırın.
Mümkün olduğu kadar çok kolonu bu şekilde kontrol edin. Ayrıca kolonların üst
başları arasındaki kiriş boyutlarını da o kata karşılık gelen kat döşeme
planlarındaki kiriş boyutlarından kontrol edebilirsiniz. Benzer kontrolleri üst
katlarda da olabildiğince çok yapın.
Eğer kontroller neticesinde: eksik kolon veya kiriş, kolon ebatlarında
farklılık, kolon mesafelerinde farklılık tesbit ettiyseniz, mutlaka binanızı
profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz.
Projede belirtilen duvarlar yapıda mevcut mu? Projede öngörülen duvar malzemesi
ile gerçekte kullanılan duvar malzemesi aynı mı: projede ytong benzeri hafif
duvar öngörülmüş, gerçekte ise boşluklu veya dolu tuğla kullanılmış olabilir.
Daha sonra bina içinde tadilat yapılarak duvarlar kaldırılmış mı? Duvarlar
deprem esnasında bir miktar deprem yükünü taşıyarak faydalı bir görev
üstlenirler. Özellikle zemin katta dükkan veya mağaza içinde alan yaratmak
amacıyla kaldırılmış olan duvarlar depremde bu katın daha fazla zarar görmesine
neden olur.
Projede belirtilen kaplama yükleri dışında özellikle bina cephesinde farklı
kaplama kullanılmış mı: örnek olarak projede öngörülmeyen, sonradan yapılmış bir
dış cephe mermer veya granit kaplama binaya önemli ölçüde ek yük getirebilir.
Binanın deprem esnasında en çok zorlanan kesimi zemin kat kolonlarıdır. Zemin
kat kolonlarını, üst ve alt başlarını, kirişlerle bağlantılarını kontrol edin.
Çatlak tespit ederseniz, mutlaka uzman bir kişi/kuruma kontrol ettirin.
Zemin kat yüksekliği 3 metreden fazla olan, özellikle 5 metre civarı olan ve
zemin katın büyük bölümü duvarlar ile kapalı olmayan binaların depremde hasar
görme olasılığı çok daha fazladır.
Binanızın temele oturan en alt katında rutubet olup olmadığını ve rutubet varsa
özellikle kolonlardaki etkilerini tesbit edin: kolon alt başlarında ıslaklık var
mı, beyaz çizgiler halinde lekeler/izler oluşmuş mu, kolon dış yüzlerinde kılcal
çatlaklar veya daha büyük çatlaklar mevcut mu: Çatlak mevcutsa, bu çatlağı
çekiçle kaldırarak çatlak genişliğini/büyüklüğünü belirleyebilirsiniz. Çatlak
büyükse çelik donatıya kadar bir tabaka halinde kopabilir. Bu durumda çelik
donatıda paslanmayı inceleyin, büyük oranda paslanma tesbit ederseniz bu
kolonların mutlaka en kısa zamanda onarılması ve eski dayanımlarına
ulaştırılması gerekir.
Binanızın temelinin ve bodrumunun sürekli ıslak/rutubetli kalması çok
sakıncalıdır. Su beton içindeki kılcal kanallardan yukarı doğru hareket ederek
kolonların içlerine ilerler; özellikle deniz kumuyla karılmış betonlardaki
tuzlar ve diğer beton kimyasallarıyla reaksiyona girer ve betonu zayıflatır; en
önemlisi de beton içindeki çelik donatıyı paslandırır. Mutlaka rutubeti
önlemelisiniz.
Binanız projesinde beton perde duvar/kolonlar mevcut mu ve gerçekte binanız
içinde doğru olarak yerleştirilmiş mi (ebatları ve konuları kontrol edilir).
Perde duvar/kolonlar, kısaca perdeler deprem esnasında deprem yüklerinin büyük
bölümünü hiç hasar görmeden veya az hasar görerek taşırlar, diğer kolonların
zorlanmalarını azaltırlar. Perdelerin binanızda bulunması büyük bir avantajdır.
Ancak perde konumlarının doğru yerleştirilmiş olması çok önemlidir.
Perdelerin bina planında bina dış kenarlarına doğru, her iki doğrultuda simetrik
olarak ve aynı ebatlarda en az ikişer adet bulunması gerekir. Eğer binanın
sadece bir köşesinde, mesela asansör boşluğu etrafında perde kullanılmışsa ve
plana göre simetri yoksa bu perde duvar deprem esnasında binanın burulmasına
neden olabilir ve bu da tercih edilmeyen ve hasarlara neden olabilecek bir
davranıştır. Böyle bir durumda binanın aksi yönünde yeni perde/ler eklenerek
burulma önlenmelidir.
Binanızda zemin üstündeki katlarda çekme kat mevcut mu: çekme katlar zemin kat
üzerinde bina dışına doğru kat planının 1~1.5 metre kadar genişletilmesiyle
oluşturulur. Çekme katlı binalar depremlerde daha fazla hasar görür. Özellikle
zemin kat kolonları çekme kata geldiğinde oda ortasına denk geldiğinden bazen 1.
katta bu kolonlar aynı konumda devam ettirilmemiş ve 1<~1.5 metre kadar dışarıya
doğru kaydırılmış olabilir. Bu tür binalar deprem esnasında ciddi hasar
görebilir.
Diğer elverişsiz bina türleri:
Bina taşıyıcı elemanları olarak sadece kolon mevcutsa, kiriş yoksa ve kolonlar
direkt olarak döşemelere bağlı ise:
Döşeme asmolen olabilir: 20~25 cm kalınlığında olur, döşeme içine belli aralarla
boşluklu tuğla konur. Kolon birleşim noktalarında ve tuğla aralarında küçük/kısa
kirişler varmış gibi davranır.
16~20 cm kalınlığında beton döşeme olabilir. Bu ve asmolen döşemelerin daha
elverişsiz olam sebebi özellikle deprem anında oluşacak ani düşey kesme
kuvvetlerini karşılayamamaları ve kolonların sanki zımbalanmış gibi döşemeleri
kesip üst kata geçmeleridir.
Bina planı ortogonal değilse yani genel olarak dikdörtgen bir plan değil de bir
kenarı belli bir açıyla diğer uca doğru açılıyorsa. Arsanın yamuk olması
hallerinde görülebilir: üçgen veya trapez planlı yapılardır ve deprem anında
doğru projelendirilmediyse büyük burulmalara maruz kalarak yıkılabilirler.
Bina herhangi bir katının yüksekliğinin diğerlerinden daha fazla olması: mesela
ara bir katın 3 metre yerine 4 metre olması. Böyle bir katta daha fazla
deformasyon olur ve bazen fazla deplasmandan 2. Mertebe etkilerine uğrayarak bu
kat yıkılabilir.
Bina planında düzensiz bir şekilde boşluklar bulunması: herhangi bir kat
döşemesi çeşitli yerlerde kesilmiş ve yer yer boşluklar mevcut ise; mesela
makine yerleştirmek için döşeme kesilmiş olabilir.
Bu kontroller neticesinde bir veya birkaç durumda binanızı kontrol ettirmeniz
tavsiye edilmişse, mutlaka uzman bir şirket tesbit edin ve kendilerine danışın.
Yukarıda edindiğiniz bilgiler aracılığıyla binanızın deprem dayanımını incelemek
isteyecek kişilerin bilgi seviyelerini de anlamanızda büyük fayda olacak çünkü
durumdan istifade ederek sadece para kazanmak için bu işe girmiş ve bilgisiz bir
çok kiş ve firma türemiştir.
Umarız bu bilgiler size faydalı olabilir.
Saygılarımızla,
Benko Ltd.
Tübitak MAM Teknoloji Geliştirme Bölgesi
B-17 Gebze, Kocaeli
Tel : 0533-2836112
Faks : 0533-942 6742
|