|
|
İnşaat , İnşaat Sektörü , 2008 İnşaat Sektörü |
|
2008 yılında inşaat sektörü
Tarih: 10 Ocak 2008 Kaynak: Sabah Yazan: Hakan Çağlar
Rekabete dayalı bir İhale Kanunu'nun firmaların kendilerini geliştirmeleri için
büyük önemi var.
İnşaat sektörü olarak geride bıraktığımız 2007 yılında büyük beklentiler
içinde olmadığımızı sene başında bildirmiştik. Genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı
seçim sürecinin yaşandığı riskli bir dönemden inşaat sektörünün büyük ölçüde
hasarsız çıktığı görüşündeyim. Böyle bir dönemden zarar görmeden geçmek önemli,
çünkü bu aynı zamanda yeni döneme hazır ve güçlü girebilme fırsatı yaratmıştır.
Zira 2008 yılının hükümetin ilk ve en önemli yılı ve daha da önemlisi programa
göre 2008 ve 2009 yıllarının yatırım yılları olacağı düşünülürse inşaat
sektörünün ve özellikle taahhüt sektörünün önümüzdeki 23 yılının çok parlak
geçeceği kanısındayım. Yani inşaat sektörünü, taahhüt ve özel olmak üzere
gruplandırırsak, taahhüt sektörünü çok hızlı bir dönem beklemektedir. Özellikle
alt yapı, enerji, ulaşım konularında önemli projelerin hayata geçirileceği
görülmektedir. Yalnız yapımcıların ve işleri ihale edecek kurumların İhale
Kanunu gibi önemli bir sorunu vardır. İhale Kanunu'nun, projelerin nitelikli,
kaliteli ve en önemlisi zamanda tamamlanabilmesi yönüyle yeniden ele alınması ve
değerlendirilmesi gerekmektedir. Sağlıklı bir kanun ile ihale edilemeyen
projelerden arzu edilen sonuç ve verim alınması beklenmemelidir. İhale
Kanunu'nun eksiklikleri ile ilgili tartışmalar, kanun çıktığından beri
süregelmektedir. Bu çerçevede ön yeterlilik şartları, uygun ihale bedeli ve
enflasyon endeksli fiyat farkı konuları yeniden gözden geçirilmelidir.
Firmaların teknik ve ekonomik değerlendirmelerinin objektif yapılabildiği, açık,
şeffaf, ön yeterliliğe ve kesinlikle rekabete dayalı bir İhale Kanunu'nun,
işlerin sağlıklı, şekilde yapılması, firmaların kendilerini geliştirmeleri ve
büyümeleri açısından son derece önemli olduğu görüşündeyim. İnşaat sektörünün
diğer ve önemli kolu olan konut sektöründe ise 2007 yılı proje bazında
değişkenlik arz etti. Yani bazı projelerde çok iyi satış oranları yakalanırken,
bazılarında ise durgunluk yaşandı. 2008 yılının nasıl geçeceği ise yılın ilk üç
ayının göstergelerine bağlı gerçekleşecektir. Zira konut satışlarının,
enflasyon, kredi faizleri, ülkenin büyüme oranı gibi ekonomik verilerle çok ve
doğrudan bağlantısı vardır. Ayrıca dünya çapındaki mortgage sorunlarının varlığı
da göz önüne alınırsa, talebin canlanmasını, nisan ve mayıs aylarındaki ekonomik
performansa bağlı olarak değerlendirmek gerekecektir. Nisan ve mayısın canlı
geçmemesi halinde konut sektöründe 2008 yılını, 2007 yılından pek farklı
değerlendirmek mümkün olmayacaktır. Konut sektöründe, yapımcıların en büyük
sorunu ise imar planı sorunudur. 1/100.000 veya 1/25.000 ölçekli metropolitan
planların bir türlü netleşmemesi, yeterli ölçüde arsa üretilememesine sebep
olmaktadır.
Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları ve meslek
odalarının bu problemleri ortadan kaldırmaya yönelik birlikte çözüm üretmeleri
şarttır. İtirazlardan dolayı plansız kalmak yeterli olmasa da bir plana sahip
olmaktan çok daha kötüdür. Planların bir merkezden üretilmediği durumlarda ise
kişisel beceri ve bunun kurumsal takdiriyle oluşan mevzii imar planları ile
karşılaşmaktayız. Bunun meyvesi olarak da 2010 yıllarında şehrin en kritik
noktalarında ulaşım ve altyapı sorunu çözülmemiş 60-70 katlı gökdelenler
göreceğiz. Oysa bunlar modern ve medeni bir şehircilik anlayışı ile daha makro
ölçekte düşünülerek planlanabilir. Sonuç olarak, 2008 yılını konut sektörü
ekonomik verilere bağlı olarak hareketli bir yıl olarak geçmesini beklemekte
iken, taahhüt sektörü üç yıllık parlak bir döneme hazır durumdadır. İnşaat
sektörü yıllık yüzde 15-20 oranında büyümelerle ülkenin ve ekonominin lokomotifi
olmaya, ülkenin en büyük sorunlarından biri olan işsizliğin çözümüne önemli
katkılar sağlamaya devam edecektir.
İnşaat Sektöründe 2008 Yılında %10 Büyüme Bekleniyor
İnşaat Sektörünün 2004 yılından bu yana büyüdüğüne dikkat çeken İnşaat
Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan
Turan, 300 alt grubu desteklediğini ve istihdamda sünger görevi gördüğünü ifade
etti. Turan, cari açığa önemli faydası olan sektörün bu yılın ilk üç çeyreğinde
ortalama 11.4 büyüdüğünü, büyümenin üçüncü çeyrekte hız kesmesi nedeniyle yılın
tümünde ise yüzde 10 büyüme beklediklerini kaydetti. Araştırmalara göre,
Türkiye'de 2008-2015 arasında 7 milyon konuta ihtiyaç olacağını ifade eden
Turan, 'Sektörün 2008 yılında yüzde 10 civarında büyüyeceğini tahmin ediyoruz.
İnşaat sektörü hareketlendirilmeli. Mortgage faizlerinin yüzde 1'in altına
düşmesi inşaat sektörünü olumlu etkileyecektir' dedi.
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı
Orhan Turan, inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayiinin,
ekonomiye yüzde 30-35 üretim kapasitesiyle katma değer yarattığını, büyümeye 1.5
puanın üzerinde, istihdama 1.5-2 milyon kişi, Türkiye'nin net döviz girdisine
ise 10 milyar dolar ve üzerinde katkı sağladığını söyledi.
-'KAMU, SEKTÖRÜN ÖNÜNDEKİ TIKANIKLIKLARI AÇMALI'-
Türkiye müteahhit sektörünün dünyada üçüncü sırada bulunduğunu dile getiren
Turan, kamunun, sektörün önündeki "engelleri, taşları temizlemesi" ve
tıkanıkları açması gerektiğini kaydetti. Turan, yabancı sermayenin gelmeyeceği
tek sektör olduklarını dile getirerek, kulvarında üst sıralarda bulunan
üreticilerin, ürünlerin yanı sıra global marka yaratmasının önemine işaret etti.
-'SEKTÖRDE REKABETÇİ FİRMALAR YARATILMALI'-
Raporu hazırlayan Dr. Gürlesel de konuşmasında, inşaat sektöründe katma değer
yaratılması ve firmaların orta ve uzun vadeli planlama yapabilmesi ile kamu
işlerinde etkinlik, verimlilik sağlanması gerektiğini söyledi. İnşaat sektöründe
yapılması gerekenleri, 'Kamuda sektör ile ilgili tek yetkili bir otorite
kurulması; kamu-özel kesim arasındaki uzlaşmazlıkların çözümünde etkinliğin
artırılması; arsa üretiminde uzun vadeli planlama ve etkinlik sağlanılması'
olarak sıralayan Gürlesel, sektörde rekabetçi firmalar yaratılması gerektiğini
ifade etti. Gürlesel, maliyet yüklerinin azaltılmasının sektörü ileriye
taşıyacak en önemli faktör olduğunu belirterek, satın alma ve birleşmelerin
desteklenmesi, AB katılım sürecinde ve yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde
değişiklikler yapılması gerektiğini kaydetti. Gürlesel, hem güçlü, hem zayıf
yönleri bulunan sektörün 2015'e kadar önemli fırsatlar dönemi olduğunu söyledi.
Raporda, inşaat malzemeleri sanayi üretiminde daha yüksek katma değer
yaratılmasının önemine dikkat çekilerek, daha yüksek katma değer yaratan,
standart kaliteli ve rekabetçi malzeme üretimi için gerekli piyasa koşullarının
sağlanması gerektiğini ifade edildi. Kamu otoritesinin etkin yapı, üretim ve
ürün denetimi; kayıtdışı ve standart dışı üretim ve haksız rekabetin önlenmesi;
inşaat işlerinde uygulama standartlarının denetlenmesinin öneminin vurgulandığı
raporda, dış ticarette koruyucu önlemler alınmasının da önemine dikkat çekildi.
(ANKA)
(EYL/NB/ZG) |
|